Sürdürülebilirlik Raporlama Hizmetleri

Türkiye’de TSRS, AB’de ise CSRD ve ESRS gibi düzenlemeler; şirketlerin çevresel ve sosyal etkilerini yalnızca yönetmelerini değil, aynı zamanda şeffaf bir şekilde raporlamalarını da zorunlu hale getirmektedir. Bu kapsamda sürdürülebilirlik danışmanlığı, şirketlerin mevzuata uyum sağlamasının ötesinde, rekabet avantajı elde etmelerini ve finansmana erişimlerini kolaylaştıran stratejik bir araçtır.
TSRS (Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları)
Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS), işletmelerin sürdürülebilirlik ile ilişkili çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) risk ve fırsatlarını şeffaf, karşılaştırılabilir ve güvenilir bir şekilde raporlamalarını amaçlayan ulusal raporlama standartlarıdır. TSRS, Türkiye’nin sürdürülebilirlik alanında uluslararası uygulamalarla uyumlu bir raporlama altyapısı oluşturma hedefinin temel bileşenlerinden biridir.
04/06/2022 tarihli ve 31856 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan düzenleme ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 88. maddesinde yapılan değişiklik sonucunda, Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartlarını belirleme ve yayımlama yetkisi Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu’na (KGK) verilmiştir. KGK, bu yetki kapsamında TSRS’lerin uluslararası dayanağı olarak, IFRS Vakfı bünyesinde faaliyet gösteren Uluslararası Sürdürülebilirlik Standartları Kurulu (ISSB) tarafından yayımlanan standartları benimsemiştir.
Bu çerçevede yayımlanan TSRS’ler iki temel standarttan oluşmaktadır. TSRS 1, işletmelerin sürdürülebilirlik ile ilişkili risk ve fırsatlarına yönelik genel finansal açıklamaları düzenlerken; TSRS 2, iklim değişikliği kaynaklı risk ve fırsatlara ilişkin özel açıklamaları kapsamaktadır.
TSRS 1: Genel Sürdürülebilirlik Açıklamaları
TSRS 1, işletmelerin sürdürülebilirlik raporlamasına ilişkin temel ilkeleri ve genel çerçeveyi belirler. Bu standart, şirketlerin sürdürülebilirlik stratejilerini, hedeflerini ve performanslarını şeffaf ve tutarlı bir şekilde açıklamalarını amaçlar. Aynı zamanda raporlamanın bağlamla uyumlu, karşılaştırılabilir ve güvenilir olmasını sağlayacak temel yönetişim ve raporlama prensiplerini ortaya koyar.
TSRS 1 kapsamında işletmelerin; sürdürülebilirlik stratejilerini nasıl yönettikleri, ilgili risk ve fırsatları nasıl tanımladıkları ve bu unsurların finansal performans üzerindeki etkilerini nasıl değerlendirdikleri açıklanır. Böylece sürdürülebilirlik, işletmenin genel yönetim ve karar alma süreçlerinin ayrılmaz bir parçası haline getirilir.
İzim Mühendislik olarak, kurumunuza özgü TSRS 1 uyumlu raporlama çerçevesini oluşturuyor; ESG başlıkları altında raporlanması gereken konuları belirleyerek stratejik, tutarlı ve denetlenebilir bir raporlama altyapısı kurulmasına destek oluyoruz.
TSRS 2: İklimle İlgili Açıklamalar ve Performans Göstergeleri
TSRS 2, işletmelerin iklim değişikliği ile ilişkili risk ve fırsatlarını detaylı biçimde ele alır. Bu standart, çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarında performansın ölçülmesini sağlayan göstergeleri ve bu göstergelere ilişkin veri toplama, analiz ve açıklama süreçlerini tanımlar.
TSRS 2 kapsamında işletmelerin; sera gazı emisyonları, enerji ve kaynak kullanımı, iklim kaynaklı riskler ve bu risklere karşı geliştirilen stratejiler hakkında şeffaf bilgi sunmaları beklenir. Ayrıca, işletmenin iklim değişikliğine uyum ve azaltım politikalarının yönetim süreçleriyle nasıl entegre edildiği de raporlanır.
İzim Mühendislik, kurumunuzun çevresel, sosyal ve yönetişim göstergelerini belirleyerek veri toplama ve analiz süreçlerini yönetir; TSRS 2 gerekliliklerine uygun, karşılaştırılabilir ve güvenilir iklim açıklamalarının hazırlanmasını sağlar.
Kimler İçin Zorunlu?
Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartlarının uygulama kapsamına ilişkin Kurul Kararı, 29/12/2023 tarihli ve 32414 sayılı Mükerrer Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Buna göre, aşağıdaki ölçütlerden en az ikisini art arda iki raporlama döneminde aşan işletmelerin, 01/01/2024 tarihinden itibaren sürdürülebilirlik raporu hazırlamaları zorunlu hale gelmiştir:
Çalışan sayısının 500 kişi veya üzerinde olması
Aktif toplamının 1 milyar Türk Lirası veya üzerinde olması
Yıllık net satış hasılatının 2 milyar Türk Lirası veya üzerinde olması
Ayrıca, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamında Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) düzenleme ve denetimine tabi bankalar, eşik değerlere bakılmaksızın doğrudan raporlama yükümlülüğü altındadır. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) bünyesindeki bankalar ise bu uygulamadan muaf tutulmuştur.
Geçiş sürecinde, kapsama giren işletmeler için ilk iki raporlama döneminde Kapsam 3 sera gazı emisyonlarının hesaplanmasına yönelik muafiyet tanınmıştır.
Zorunluluk kapsamında yer almayan işletmeler ise gönüllülük esasına göre TSRS’ ye uyumlu raporlama yapabilmektedir.

Global Reporting Initiative (GRI) Standartları
GRI (Global Reporting Initiative), kuruluşların çevresel, sosyal ve ekonomik etkilerini şeffaf, tutarlı ve karşılaştırılabilir biçimde açıklamalarını sağlayan, dünya genelinde en yaygın kabul gören sürdürülebilirlik raporlama standartlarıdır. Gönüllülük esasına dayanan bu uluslararası standartlar, işletmelerin sürdürülebilirlik performanslarını yalnızca finansal sonuçlar üzerinden değil, paydaşlar üzerindeki etkileriyle birlikte ele almasına olanak tanır.
GRI, şirketlerin yanı sıra kamu kurumları ve diğer organizasyonların; iklim değişikliği, insan hakları, çalışma koşulları, yolsuzlukla mücadele ve toplumsal etkiler gibi kritik sürdürülebilirlik başlıklarındaki etkilerini anlamalarına ve bu etkileri paydaşlarına açık bir şekilde iletmelerine yardımcı olan bağımsız ve uluslararası bir kuruluştur. Bu yönüyle GRI, kurumsal şeffaflığın ve hesap verebilirliğin güçlendirilmesinde temel bir referans noktasıdır.
GRI Standartlarının Amacı ve Kapsamı
GRI Standartları, kuruluşların sürdürülebilirlik ile ilişkili ekonomik, çevresel ve sosyal etkilerini sistematik bir çerçeve içerisinde raporlamasını hedefler. Bu standartlar, işletmelerin sürdürülebilirlik stratejilerini, risk ve fırsatlarını, hedeflerini ve performans sonuçlarını paydaşlarına net ve anlaşılır biçimde sunmalarını sağlar. Aynı zamanda kurumların kendi faaliyet alanlarına özgü öncelikli sürdürülebilirlik konularını belirlemelerine rehberlik eder.
GRI Standartlarının Yapısı
GRI raporlama sistemi, birbirini tamamlayan ve birlikte kullanılan üç ana standart grubundan oluşur.
Evrensel Standartlar, GRI raporlamasının temelini oluşturur. Bu standartlar, raporlamanın nasıl yapılacağını, hangi ilkelerin esas alınacağını ve uyumlu bir GRI raporunun hangi gereklilikleri karşılaması gerektiğini tanımlar. Evrensel Standartlar kapsamında; GRI 1 (Foundation), raporlamanın genel çerçevesini ve kullanım esaslarını belirlerken; GRI 2 (General Disclosures), kuruluşun faaliyetleri, organizasyon yapısı, stratejisi, politikaları ve paydaş katılımı gibi genel beyanları içerir. GRI 3 (Material Topics) ise işletmenin önemlilik konularını tanımlamasını ve bu konuların raporlama süreçlerine nasıl entegre edileceğini ortaya koyar.
Sektör Standartları, belirli sektörlere özgü sürdürülebilirlik etkilerinin daha doğru ve karşılaştırılabilir şekilde raporlanmasını amaçlar. Bu standartlar, işletmelerin faaliyet gösterdikleri sektörlerde öne çıkan risk ve etkileri dikkate alarak raporlama yapmalarına rehberlik eder.
Konu Standartları (Topic Standards) ise çevresel, sosyal ve ekonomik başlıklar altında belirli sürdürülebilirlik konularına ilişkin detaylı açıklama gerekliliklerini kapsar. Kuruluşlar, önemlilik analizleri sonucunda belirledikleri konular için ilgili konu standartlarını kullanarak raporlarını oluşturur.
GRI Standartları ayrıca, raporlamada kullanılan terimlerin netliğini sağlamak amacıyla bir sözlük (Glossary) ve standartların geçerlilik tarihlerini belirleyen yürürlük bilgilerini (Effective Date) de içermektedir.
GRI Raporlaması Kimler İçin Uygundur?
GRI Standartları, sektör ve ölçek fark etmeksizin tüm kuruluşlar için uygulanabilir bir raporlama çerçevesi sunar. Zorunlu bir düzenleme olmamakla birlikte; sürdürülebilirlik performansını şeffaf şekilde paylaşmak isteyen, paydaş beklentilerini yönetmeyi hedefleyen ve uluslararası raporlama uygulamalarıyla uyum sağlamak isteyen işletmeler tarafından yaygın olarak tercih edilmektedir.
GRI, özellikle sürdürülebilirlik raporlamasında küresel karşılaştırılabilirlik sağlamak isteyen, yatırımcı ilişkilerini güçlendirmeyi amaçlayan ve ESG performansını sistematik biçimde yönetmek isteyen kuruluşlar için güçlü bir referans noktasıdır.
ESRS & CSRD (Avrupa Sürdürülebilirlik Raporlama Çerçevesi)
Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi (Corporate Sustainability Reporting Directive – CSRD), şirketlerin sürdürülebilirlik ile ilişkili etkilerini, risklerini ve fırsatlarını şeffaf, karşılaştırılabilir ve güvenilir biçimde raporlamalarını zorunlu kılan bir Avrupa Birliği düzenlemesidir. CSRD kapsamında raporlama yükümlülüğü bulunan şirketler, raporlarını Avrupa Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (ESRS) doğrultusunda hazırlamakla yükümlüdür.
CSRD, Kasım 2022’ de Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Konseyi tarafından kabul edilmiş, 6 Ocak 2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu Direktif, 2014 yılında yürürlüğe giren Finansal Olmayan Raporlama Direktifi’ nin (NFRD) yerini alarak hem raporlama gerekliliklerini hem de kapsama giren şirket sayısını önemli ölçüde genişletmiştir.
CSRD ’nin Amacı ve Kapsamı
CSRD’ nin temel amacı; şirketlerin yatırımcılar, paydaşlar ve kamuoyu için iklim değişikliği başta olmak üzere sürdürülebilirlik riskleri, fırsatları ve etkilerine ilişkin yeterli, güvenilir ve karşılaştırılabilir bilgi sunmalarını sağlamaktır. Direktif, şirketlerin insanlar ve çevre üzerindeki etkilerine dair şeffaf bir raporlama kültürü oluşturmayı hedeflerken, sürdürülebilirliğin kurumsal karar alma süreçlerine entegrasyonunu da zorunlu kılmaktadır.
CSRD ile birlikte, sürdürülebilirlik raporlaması yalnızca sınırlı sayıdaki büyük şirketler için değil; AB’de faaliyet gösteren büyük şirketler, borsada işlem gören KOBİ’ler ve belirli koşulları sağlayan AB dışı şirketler için de geçerli hale gelmiştir. 2024 itibarıyla CSRD kapsamındaki şirket sayısının orta vadede 12.000 ile 50.000 arasında olacağı öngörülmektedir.
ESRS (Avrupa Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları)
ESRS, CSRD kapsamındaki şirketlerin sürdürülebilirlik raporlarını nasıl hazırlayacaklarını belirleyen standart setidir. Bu standartlar, şirketlerin kendi operasyonları, bağlı ortaklıkları ve değer zincirleri boyunca sürdürülebilirlik etkilerini ele almalarını zorunlu kılar.
Şirketlerin CSRD kapsamında, ESRS’ ye uygun olarak raporlamaları gereken temel alanlar dört ana başlık altında toplanmaktadır:
Yönetişim, sürdürülebilirlik konularının nasıl yönetildiğini ve denetlendiğini ele alır. Bu başlık altında, gözetim organlarının ve üst yönetimin sorumlulukları, karar alma süreçleri, iç kontrol mekanizmaları ve raporlama prosedürlerine ilişkin açıklamalar yer alır.
Strateji, şirketin iş modeli ve uzun vadeli stratejisinin sürdürülebilirlik ile nasıl ilişkilendirildiğini ortaya koyar. Bu kapsamda, paydaşlar, değer zinciri, stratejik öncelikler ve çift yönlü önemlilik değerlendirmesi (double materiality) sonuçlarına ilişkin açıklamalar yapılır.
Etki, Risk ve Fırsat Yönetimi (IRO), şirketin önemli olarak değerlendirdiği sürdürülebilirlik konularına ilişkin etkileri, riskleri ve fırsatları kapsar. Bu başlık altında, belirlenen IRO’ların şirket stratejisi, politikaları, hedefleri, eylem planları ve tahsis edilen kaynaklar aracılığıyla nasıl yönetildiği açıklanır.
Metrikler ve Hedefler, önemlilik değerlendirmesi sonucunda belirlenen göstergeler ve ölçülebilir hedeflere ilişkin bilgileri içerir. Bu alan, sürdürülebilirlik performansının izlenmesi ve ilerlemenin somut verilerle ortaya konması açısından kritik öneme sahiptir.
CSRD ile Gelen Yeni Yükümlülükler
CSRD’ nin en önemli yeniliklerinden biri, raporlama kapsamının genişletilmesi ve açıklama gerekliliklerinin derinleştirilmesidir. Direktif, şirketlerden yalnızca kendi faaliyetlerine değil, aynı zamanda değer zincirleri boyunca ortaya çıkan etkileri de dikkate almalarını bekler.
Bu kapsamda şirketlerin;
Durum tespiti (due diligence) süreçlerini politika ve yönetim sistemlerine entegre etmeleri,
Mevcut ve potansiyel insan hakları ihlallerini ve çevresel etkileri belirlemeleri,
Olumsuz etkileri önlemek, sona erdirmek veya en aza indirmek için gerekli önlemleri almaları,
Etkin bir şikâyet ve başvuru mekanizması oluşturmaları,
Durum tespiti süreçlerinin etkinliğini izlemeleri ve bu süreçlere ilişkin bilgileri kamuya açıklamaları beklenmektedir.
Güncel Gelişmeler ve Uygulama Takvimi
Avrupa Komisyonu, 26 Şubat 2025 tarihinde “Sadeleştirme Omnibus Paketi (Omnibus I)”ni yayımlamış; 3 Nisan 2025’te Avrupa Parlamentosu, CSRD ve CSDDD için gecikme mekanizmasını onaylamıştır. 14 Nisan 2025’te yayımlanan Direktif (EU) 2025/794 ile bazı uygulama tarihleri ötelenmiş, Üye Devletlerin düzenlemeleri 31 Aralık 2025’e kadar iç hukuklarına aktarmaları öngörülmüştür.
Bu kapsamda;
“Birinci dalga” olarak adlandırılan, halihazırda raporlama yapan büyük ve kamuya açık şirketler için CSRD uygulaması büyük ölçüde devam etmektedir.
“İkinci dalga” ve sonraki gruplar (daha küçük büyük şirketler, listelenmiş KOBİ’ler vb.) için başlangıç tarihleri yaklaşık iki yıl ötelenmiştir.
Kapsam eşikleri ve veri yükümlülükleri yeniden değerlendirilmekte; raporlama yükünün azaltılmasına ve bazı veri noktalarının ertelenmesine yönelik esneklikler gündemdedir.
ESRS & CSRD Raporlamasının Kurumlara Sağladığı Faydalar
ESRS ve CSRD kapsamında gerçekleştirilen sürdürülebilirlik raporlaması, kurumların Avrupa Birliği mevzuatıyla uyumunu güçlendirerek yasal riskleri azaltırken, aynı zamanda paydaşlara şeffaf, güvenilir ve karşılaştırılabilir bilgiler sunulmasını sağlar. Bu raporlama yaklaşımı, şirketlerin çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) performanslarını net bir biçimde ortaya koyarak yatırımcı güvenini artırır ve sermayeye erişimi kolaylaştırır. İklim değişikliği, çevresel etkiler ve sosyal risklerin sistematik şekilde analiz edilmesine olanak tanıyarak erken risk tespitini ve etkin risk yönetimini destekler. Bununla birlikte, sürdürülebilirlik performansı yüksek şirketler arasında rekabet avantajı elde edilmesine katkı sağlar ve kurumların uzun vadeli değer yaratma kapasitesini güçlendirerek kurumsal dayanıklılığı artırır.
İzim Mühendislik’ in ESRS & CSRD Danışmanlık Yaklaşımı
İzim Mühendislik olarak, CSRD kapsamındaki raporlama yükümlülüklerinizi ESRS gereklilikleriyle uyumlu şekilde ele alıyor; çift yönlü önemlilik analizinden veri toplama süreçlerine, strateji entegrasyonundan raporlamaya kadar tüm aşamalarda danışmanlık sunuyoruz. Amacımız, CSRD ve ESRS uyumunu kurumunuz için yalnızca bir mevzuat yükümlülüğü değil, uzun vadeli kurumsal değer ve risk yönetimi aracı haline getirmektir.
Entegre Raporlama Çerçevesi (IR)
Entegre Raporlama Çerçevesi (Integrated Reporting Framework – IR), ilk olarak International Integrated Reporting Council (IIRC) tarafından geliştirilmiş, günümüzde ise IFRS Foundation bünyesinde yer alan gönüllü bir raporlamadır. Entegre Raporlama bir kurumun finansal sonuçları ile çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarındaki performansını tek bir yapı altında ele alan bütüncül bir raporlama yaklaşımı sunar. Bu çerçeve, kuruluşların yalnızca bugünkü faaliyetlerini değil, aynı zamanda gelecekte nasıl değer yaratacaklarını da açıklamalarını amaçlar. Uluslararası ölçekte kabul gören IR yaklaşımı, strateji, yönetişim, performans ve kaynak kullanımının birbiriyle olan ilişkisini net biçimde ortaya koyarak paydaşlara daha anlamlı ve bağlantılı bilgiler sunar. Gönüllü bir raporlama çerçevesi olmasına rağmen özellikle şeffaflık ve uzun vadeli değer yaratma hedefi olan kurumlar tarafından tercih edilmektedir.
IR Amacı ve Kapsamı
Entegre raporlamanın temel amacı, bir işletmenin uzun vadeli değer yaratma kapasitesini anlaşılır ve tutarlı bir şekilde aktarmaktır. Bu kapsamda şirketin stratejik hedefleri, iş modeli, yönetişim yapısı, risk ve fırsatları ile finansal ve finansal olmayan performansı birlikte değerlendirilir. IR, yalnızca geçmiş dönem sonuçlarını aktarmakla kalmaz; aynı zamanda şirketin geleceğe yönelik vizyonunu, hedeflerine ulaşmak için izleyeceği yolu ve bu süreçte kullanacağı kaynakları da ortaya koyar. Böylece paydaşlar, kurumun kısa, orta ve uzun vadede nasıl bir değer üretmeyi planladığını bütünsel bir bakış açısıyla değerlendirme imkânı bulur.
Entegre Raporlama Kimler İçin Uygundur?
Entegre raporlama, özellikle halka açık şirketler, uluslararası pazarlarda faaliyet gösteren kuruluşlar ve kurumsal yönetim anlayışını güçlendirmek isteyen işletmeler için uygundur. Yatırımcılar, müşteriler, çalışanlar ve diğer paydaşlarla daha güçlü ve güvene dayalı ilişkiler kurmak isteyen şirketler için entegre raporlar önemli bir iletişim aracıdır. Aynı zamanda sürdürülebilirlik stratejilerini finansal performansla ilişkilendirerek anlatmak isteyen ve uzun vadeli değer yaratmayı önceliklendiren her ölçekte kuruluş için etkili bir raporlama yaklaşımı sunar.
Entegre Raporlamanın Kurumlara Sağladığı Faydalar
Entegre raporlama, kurumların faaliyetlerini yalnızca finansal göstergeler üzerinden değil, çevresel ve sosyal etkileriyle birlikte değerlendirmesine olanak tanır. Bu sayede şirketler, paydaşlarına daha şeffaf ve kapsamlı bir performans görünümü sunar. Strateji ile sürdürülebilirlik hedefleri arasındaki ilişkinin netleşmesi, yatırımcı güvenini artırırken karar alma süreçlerini de güçlendirir. Aynı zamanda entegre raporlama, kurumların risklerini daha iyi yönetmesine, fırsatlarını erken fark etmesine ve rekabet avantajı elde etmesine katkı sağlar. Uzun vadeli bakış açısı sayesinde şirketlerin sürdürülebilir büyüme hedefleri daha güçlü bir zemine oturur.
İzim Mühendislik’ in Entegre Raporlamadaki Rolü
İzim Mühendislik olarak, entegre raporlama sürecini yalnızca bir rapor hazırlama faaliyeti olarak değil, kurumların değer yaratma yolculuğunu güçlendiren stratejik bir araç olarak ele alıyoruz. Finansal veriler ile ESG odaklı bilgileri bütüncül bir yaklaşımla analiz ederek, şirketinizin iş modeli ve uzun vadeli hedefleriyle uyumlu raporlamalar hazırlıyoruz. Paydaş beklentilerini dikkate alan, uluslararası IR çerçevesiyle uyumlu ve kurumsal kimliğinizi yansıtan içerikler oluşturuyoruz. Böylece şirketinizin mevcut performansını net bir şekilde ortaya koyarken, geleceğe yönelik sürdürülebilirlik vizyonunu da güçlü ve anlaşılır bir biçimde paydaşlarınıza aktarmanıza destek oluyoruz.
Menü
Yardıma mı ihtiyacınız var?
Bize ulaşın
Sadece bir hizmet sağlayıcı değil, işletmenizin güvenlik kültürünü geliştiren ve sürdürülebilir kılan uzun vadeli çözüm ortağınızız.

